Aylık arşivler: Ekim 2016

ileSivilce

Sivilce Hakkında Yanlış Bilinenler!

SİVİLCE HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER

Sivilce dünyada en yaygın cilt hastalığı olduğundan, hemen herkes yaşamının belli bir döneminde sivilceden etkilenmektedir. Günümüzde, sivilce ve tedavisi hakkındaki önemli gelişmelere rağmen, halk arasında şaşırtıcı yanlış bilgiler dolaşmaktadır.

Aile bireyleri arasında, arkadaşlar arasında ve magazin dergilerinde bu yanlış bilgilere sürekli olarak yer verilmektedir.

Bu yanlış bilgiler, sivilceden muzdarip pek çok kişide yanlış uygulamalara yol açarak sivilcelerini daha da çoğalmasına neden olabilmektedir.

Sivilceyle ilgili en çok sorulan ve yanlış bilinenler şunlardır:

Sivilce pislikten kaynaklanır

Sivilcenin pek çok nedeni vardır, ama pislik bulardan biri değildir. Tam tersine, yüz ve vücudu aşırı yıkamak (günde 2-3 kereden fazla) sivilceyi azdırabilir. Aşırı ovalamak, yıkamak, fırçalamak cildi hem tahriş eder hem de sivilceyi arttırır.

Sivilce ergenlik dönemi hastalığıdır, büyüyünce geçer

Bu düşünce aslında zararlıdır. Birincisi, ergenlik döneminde sivilcenin tedavisi yerine beklenmesine yol açar. Ancak bu, hem sivilce izlerinin kalıcı olmasına hem de kişinin özgüveninin azalmasına yol açar.

İkincisi, ergenlikten sonra sivilce devam edebilir ve sivilce her yaşta görülebilir. Herkeste sivilcenin şiddeti ve şekli, başlama yaşı ve bitiş yaşı farklıdır. Tedavilerde bu farklılıklara göre düzenlenir.

Sivilce sadece kozmetik bir problemdir

Sivilce kişinin dış görünümünü etkiler. Sivilce kişinin genel sağlığını etkileyecek derecede ciddi bir hastalık değildir. Ancak, sivilce genellikle öz güveni azaltır hatta depresyona bile yol açabilir.

Ayrıca sivilceler geçse bile, deride kalıcı izlere ve duygusal anlamda kalıcı hasara neden olabilir. Bu yüzden sivilce ufak bir problem değildir ve mutlaka bir dermatolog tarafından tedavi edilmelidir.

Üzerine kurutucu sürmek, sivilceyi tedavi eder

Maalesef bu bilgi doğru değildir. Uzun yıllardır reçetesiz ürünlerin sivilceyi tedavi ettiği iddia edilmektedir. Bu tür ürünler, sivilcenin geçici olarak kurumasını sağlamakta ancak kökenini tedavi etmediğinden, şikayetler devam etmektedir.

Sivilce tedavisinde en doğru tedavi şekli, ilaçları, şikayetlerin görüldüğü cilt bölgesinin tümüne ve her gün uygulamaktır.

Makyaj sivilce nedenidir

Günümüzde pek çok makyaj malzemesi yaygın olarak kullanılmaktadır. Çoğu makyaj malzemesi sivilce yapmayacak şekilde üretilmektedir.

Yine de sivilceye eğilimli cilde sahip olanlarda, özellikle fondoten, pudra, ruj, parlatıcı, allık,  temizleme süt ve kremleri ve nemlendiriciler sivilce nedeni olabilir veya varolan sivilceyi arttırabilir.

Kozmetik ürün alırken, bunların non-komedojenik ve yağ içermeyen (oil-free) ürünler olmasına dikkat edilmelidir. Egzersiz yaparken ve güneş altında iken, makyaj yapılmamalıdır. Çünkü makyaj ter yoluyla cilt yüzeyine yayılarak, gözenekleri tıkayabilir.

Güneşlenmek sivilceyi kurutur

Az miktarda güneşlenmek başlangıçta sivilcenin görünümünü düzeltebilir. Güneşin kurutucu ve antibakteriyel etkisi ile sivilceler azalır ve hafif bronzluk, lekeleri daha az görünür kılar.

Ancak aşırı güneşlenmek veya solaryum, ölü deri oluşumunu arttırarak gözeneklerin tıkanmasına neden olur. Ayrıca sivilcelerden geriye kalan kahverengi lekelerin daha da koyulaşmasına neden olur. Çok güneşlenmek, deride ışık hasarı yaparak sivilce izlerinin kalıcı olmasına neden olabilir.

Güneşin deri kanser riskini arttırdığı da bilinmektedir. Bu yüzden güneş altında yağsız yani oil-free, en az 15 faktörlü ve UVA ve UVB’ ye etkili güneşten koruyucu kullanılmalıdır.

Ciltte tonik kullanılması ve cildi keselemek sivilceyi durdurur

Sivilce kirlilik nedeni ile meydana gelmediğinden, cildin aşırı yıkanması gerekli değildir. Cildi aşırı ovalamak veya keselemek veya partiküllü peeling yapmak, cildi tahriş ederek infeksiyon riskini ve sivilceleri arttırır.

Aynı şekilde alkol içeren tonikler de cilt için gerekli yağı uzaklaştırarak, ciltte kuruluk ve tahriş yapar. Sonuç olarak daha fazla yağ salgılanmasına neden olur. En iyi sonuçlar, alkol içermeyen tonikler ve hafif peeling ürünleri ile alınır.

Stres sivilce nedenidir

Stres fazlaca suçlanmış olsa da, bir yandan doğruluk payı da vardır. Stres sivilce nedeni değildir ancak sivilceyi alevlendiren bir etkendir. Stres esnasında vücut uyarılır ve fazla miktarda kortizol salgılanır.

Kortizolde yağ bezlerini daha fazla çalıştırır. Stres kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Evlilik hazırlığı veya uzun bir yolculuk bile stres yaratabilir.

ileSivilce

Cilt Temizliği

SİVİLCEDE CİLT TEMİZLİĞİ NASIL OLMALIDIR?
En yanlış inançlardan biri de, sivilcelerin pislik sonucu ortaya çıktıklarıdır. Oysa sivilceler, hormon sistemi ve cildin yapısı gibi kontrol edilemeyen pek çok faktörün bir araya gelmesi sonucu oluşur. Yine de kontrol edebileceğimiz bazı etkenler vardır. Bu basit temizlik kuralları şunlardır:
 – Sivilceye kirlilik yol açmadığı için, aşırı yıkanmanın, sivilce tedavisine faydası yoktur. Günde iki seferden fazla yıkanılmamalıdır.
Daha fazla yıkanmak cildin doğal yapısını bozar, cildi kurutur, sivilceye eğilimli bölgeleri tahriş eder. Ayrıca, aşırı yıkanmak ciltten yağ salgılanmasını arttırarak da yeni sivilce oluşumuna yol açabilir.
 – Cilt temizliğinde, cildi aşırı ovalamak ve keselemek doğru değildir.
 – Tonik kullanılmak istenirse, alkol oranı yüksek olan ürünler kullanılmamalıdır. Alkol cildi kurutur. Bu da yağ kanallarından daha fazla yağ salgılanmasına yol açarak, tahriş ve sivilceleri arttırır.
 – Yüz, fazla ellenmemelidir. Cilt yüzeyinde normalde P. acnes (sivilce oluşturan mikrop) zaten bulunur. Yağ kanalına girmediği müddetçe de zararsızdır. Yüzü çok fazla ellemek, eli sürekli çenede tutmak bu bakterinin yağ kanallarına girişini kolaylaştırabilir.
 – Sivilceler, elle veya herhangi bir aletle sıkılmamalı ve oynanmamalıdır. Bu tür hareketler, yine deri yüzeyindeki P. acnes’i derine iterek tahriş ve iltihabı arttırır. Ayrıca deride tahribat yaparak, kalıcı izlere neden olabilir.
 – Egzersiz sonrası hemen duş alınmalıdır. Egzersiz esnasında terleme, ısı artışı ve giysilerin tahrişi sonucu, bakterilerin yayılması için uygun ortam oluşur. Bu yüzden, mümkün olduğunca egzersizden hemen sonra duş alınmalıdır.
Sivilceli ciltlerde cilt temizliği, cildi ölü deri artıklarından, gün içinde çevreden gelen kirlerden ve fazla salgılanan yağdan arındırmalır. Temizlik  işlemi, nazikçe ve cildi tahriş etmeden yapılmalıdır.
Özellikle sivilce tedavisinde kullanılan ilaçlar cildi kurutup tahriş ettiği için, cildi temizleme esnasında nazik olunmalıdır. Kesin olarak, aşırı temizliğin sivilceyi alevlendirdiği bilinmektedir.
Sivilceli ciltler genellikle yağlı ciltlerdir. Sivilceli ve sivilceye eğilimli ciltlerde, normal kişilere oranla cilt yağı fazladır. Nodüler sivilce ve akne kongblata gibi şiddetli sivilce hastalıklarında, ciltteki yağlanma aşırı seviyede olabilir.
Sivilceli ve sivilceye eğilimli ciltlerde, yağlanmayı azaltmak ve yüzdeki parlamayı önlemek için, temizlik ve bakım yöntemleri etkili olabilir.
Sabunlar
Sabunlar kişisel temizlikte en sık kullanılan ürünlerdir. Sabun ile temizleyerek, gün içinde deriye yapışan ter, yağlanma, yüzey bakterileri ve tozlar yeterli derecede giderilir.
Sabun ile temizlik su kullanılarak yapılır. Su ile durulama yapılarak sabun ve kir artıkları uzaklaştırılır. Sabunlar alkalen yapıdadırlar. Derinin normalde 6.8 olan pH’sını yükselterek, cildi tahriş edebilir. Bozulan deri pH’sı yarım ile bir saat içinde normale döner.
Lanolin, gliserin veya tatlı badem yağı gibi maddeler, sabunun tahrişini azaltabilir. Sabunu daha çok aşırı yağlı ve kalın cilttlerde kullanılması önerilir.
Dermatolojik sabunlar ve yıkama jelleri.
Bu ürünler sabuna benzer, ancak sabun değildirler. Farklı kimyasal yapıları vardır. Cildi temizleyen değişik kimyasal yapıda deterjanlar içerirler. Bu maddeler derinin pH’sına yakın olduğu için, derinin pH’sını bozmaz.
Ayrıca bu ürünlere değişik yumuşatıcı ve nemlendiriciler eklenerek, kullanımında kolaylıklar sağlanmaktadır. Ancak bu ürünler sabunlara göre daha pahalıdırlar. Sabunların cildi kuruttuğu ve tahriş ettiği durumlarda tercih edilebilecek ürünlerdir.
Antibakteriyel sabunlar
Sivilce tedavisinde etkin olduğu söylenen pek çok antibakteriyel ürün vardır. Ancak bu ürünlerin içindeki etken maddeler, genellikle Gram–pozitif aerobik yüzey bakterilerine etkilidir. Ayrıca yağ kanalı içine giremez ve sivilceyi oluşturan P. acnes sayısını azaltmazlar.
Bu yüzden bu tür ürünler, sivilceye eğilimli ciltlerde başka nedenlerle olabilecek iltihapları engelleyebilir, ancak sivilceye etkili olmazlar. Bu ürünlerin aşırı kullanılmaları halinde, Gram-negatif bakterilerin neden olduğu iltihaplanma şeklinde yan etkiler görülebilir.
Bazı temizleme ürünlerinin içinde benzoyl peroxide bulunmaktadır (ülkemizde bulunmamaktadır). Bu madde, P. acnes için öldürücüdür. Yağ kanalının içine girerek etkili olabilmektedir. Benzoyl peroxide’li temizleyicileri durulanmadan önce, bu maddenin sivilceli bölgede 4-5 dakika bekletilmesi faydalı olur.
Glikolik asit, çinko ve salisilik asit gibi maddeler içeren temizleyiciler de sivilceli ciltlerde faydalı olabilir.
Temizleme sütleri
Temizleme sütleri ve kremleri, daha çok makyaj çıkarmak için kullanılan ürünlerdir.  İçlerinde düşük oranda makyaj çözücü yağ ve diğer maddeler bulunur. Temizleme sütleri cildin pH’sını bozmaz.
Temizleme sütü kullanıldıktan sonra, suyla durulanmalı veya tonikle temizlenmelidir. Bazı kişiler ise kağıt mendiller yardımıyla temizlemeyi tercih edebilirler.
Sivilceli ciltlerde, yağ içermeleri nedeniyle, temizleme amaçlı temizleme sütü ve kremleri tavsiye edilmez.
Sivilceli ciltlerde yüz temizliği yıkama jelleri ile yapılması tercih edilebilir.. Ancak sabun veya başka kalıp ürünler kullanılabilir. Zararı yoktur. Biraz daha ciltte kuruluk yapabilirler.
Temzileme ürünlerinin içinde sivilceye karşı maddelerin olması faydalıdır. Ancak bilinmesi gereken temizleme ürünleri sivilceyi tedavi etmez. Tedaviye yardımcı olurlar. Cildi kurutmayan ve yağlandırayan her türlü ürün cildinize uygun demektir.
ileSivilce

Sivilce ve Kozmetiğin İlişkisi

SİVİLCELİ DÖNEMDE MAKYAJ VE KOZMETİK MADDELERİ NASIL OLMALIDIR?
SİVİLCE OLUŞUMUNDA MAKYAJ VE KOZMETİK ÜRÜNLERİN ETKİSİ
Günümüzde, piyasada yaygın olarak bulunan çeşitli kozmetik ürünler, sivilce sorununa kısmen veya tamamen çözüm sunabilirler. Bazen de ürünlerin kendisi sivilce nedeni olabilir. Yani bu tür ürünler, hem sivilceyi başlatabilir hem de mevcut olan sivilce sorununu şiddetlendirebilir.
Kozmetik sivilcesi, genellikle yanak, alın ve çenede, kırmızı kabarıklık ve komedonlar şeklinde görülür. Yeni bir makyaj malzemesi veya bakım ürünü kullanmaya başladığınızda, bu tür yakınmalarınız olursa, kullandığınız malzemeyi bırakmanız gereklidir.
Kozmetik kullanımında dikkat edilmesi gereken başlıca kurallar şunlardır:
 – Yağlı ürünler kullanılmamalıdır. Pek çok kozmetik ürününün içinde var olan yağlar, sivilceyi şiddetlendirir. Özellikle kremler, losyonlar, fondoten ve güneşten koruyucu ürünler yağ içerebilir. Bu ürünleri alırken, “komedon yapmayan (non-comedogenic)” ve “yağsız (oil-free)” ibaresi olan ürünler tercih edilmelidir.
 – Parlak göz farları, allık ve pudralar, bir mineral olan mika içerir. Mika, yapısı nedeniyle gözenekleri tahriş edebilir ve tıkayabilir. Bu yüzden az parıltılı ürünler kullanılması uygundur. Bazı allıklarda kullanılan, kırmızı rengi veren boyalar sivilce yapabilir.
Allık kullanımı sonrası yanakta sivilce artışı gözlemliyorsanız, o ürünü kullanmamanız gereklidir. Yağlı ve sivilceli cilt sorunu olanlar, krem allık yerine toz allık kullanmalıdırlar. Çünkü krem allık, komedon oluşumuna yol açabilir.
 – Yoğun göz kremleri ve yağlı göz makyajını temizleyen malzemeler, göz çevresinde “milia” olarak adlandırılan yağ kistlerine neden olabilir. Ayrıca deride yayılarak alın, yanak ve şakakta sivilce yapabilirler.
 – Saç ürünleri,  koruyucu maddeler ve yağlar içerir. Bu yüzden sivilceye eğilimi olan cilde sahip olanlar saç ürünlerini dikkatle kullanmalıdırlar. Saç spreyi sıkarken yüz korunmalıdır.
Ayrıca yağ, köpük, jel ve pomatlar sürülürken saç çizgisi geçilmemelidir. Saç ürünleri, terleme yoluyla cilde yayılarak yeni sivilce yapabileceği için, egzersiz yaparken ve yatarken kullanılmamalıdır.
 – Egzersiz esnasında makyaj yapılmamalıdır. Sivilce yapmayan makyaj malzemesi ve kremler bile, terlendiği takdirde gözenekleri tıkayabilir. Egzersiz sonrası mutlaka yıkanılmalıdır. Terleme sivilce yapmaz diye bilinmesine rağmen, yine de sivilceye eğilimli olanlarda, gözenekleri tahriş ederek sivilce yol açabilir.
 – Dudak etrafında sivilceler yoğunsa, dudağa kullanılan parlatıcı veya rujlardan şüphelenmek gerekir. Zaten, yağlı baza sahip olan ruj ve parlatıcılar, pek çok komedojenik madde içerir. Ne kadar parlama özellikleri varsa, o oranda gözenekleri tıkama olasılığı yüksektir. O yüzden daha çok mat olanlar tercih edilmelidir.
Son olarak kozmetik ürünleri alırken dikkatli olun. Özellikle fondoten, pudra, nemlendirici ve güneşten koruyucu alırken, ürün ambalajının üzerinde “yağsız (oil-free)” ve “komedon yapmayan (non-comedogenic)” ibaresi olmasına dikkat edin.
Kozmetik ürünlerin içindeki komedon yaptığı bilinen maddeler:
 – Sodium lauryl sulfate
 – Isopropyl isostearate
 – Isopropyl myristate
 – Butyl stearate
 – Hexadecyl alcohol
 – Lauryl alcohol
 – Oleic acid
 – Lanolin
 – Cooa butter (kakao yağı)
Sivilce tedavisinde  kullanılan başlıca kozmetikler:
Kozmetikler Derideki Etki Mekanızması Hasta Seçimi
Salisilik Asit Deride Soyucu Etki,İltihap Baskılayıcı Etki Hassas Ciltlerde Komedolitik Etki
Glikolik Asit Deride Soyucu Etki Komedolitik Etki
Lactobionik Asit Nemlendirici, Deride Soyucu Etki Antioksidan Etki Nemlendirici Komedolitik Etki
Retnly Propionate A vitamini türü ilaçlara benzer zayıf etki, az tahriş Hassas Ciltlerde Komedolitik Etki
Retinol A vitamini türevi ilaçlara benzer zayıf etki
Komedolitik Etki
Niacinamide Hafif Soyucu Etki Yağlanmada Azalma Peeling Etkisi
Çinko İltihap Baskılayıcı Etki Ağızdan veya Tropikal Tedavi
Sivilcesi olanlar fondoten ve pudradan uzak durmalıdırlar. Sivilce şikayeti olanlar sosyal yaşamları gereği sivilceleri makyaj malzemeleri ile kapatma eğilimindedirler.
Ancak bu tür ürünler gözenekleri tıkar ve sivilceler daha fazla artar. Çok gerekmedikçe fondoten ve pudra kullanmayın. Çok gerekli ise yağsız olanları tercih edin.
Ancak yağsız denilen ürünlere bile çok güvenmeyin. Gözlemleyin, eğer siyah noktacık ve sivilceleriniz bu tür ürünleri kullandıktan sonra artıyor ise o ürünü bırakın.
ileSivilce

Sivilce ve Beslenmenin İlişkisi

SİVİLCE İLE BESLENMENİN İLİŞKİSİ VAR MIDIR?

SİVİLCE VE BESLENME

Yiyeceklerin sivilce oluşumuna yol açan olumsuz etkileri, ailemiz, arkadaşlarımız ve hatta doktorlarca da ifade edilmektedir. Oysa gıdaların sivilce üzerindeki etkileri tartışmalıdır.

Batı tipi beslenme özellikleri göstermeyen Eskimolar’da, ayrıca Okinawa, Peru gibi bazı ülkelerde sivilceye pek rastlanmaması, sivilcenin yiyeceklerle ilgili olabileceğini akla getirmektedir. Yine de, genetik faktörler de göz önünde tutulması gerektiğinden, bu konu araştırılması gereken bir durumdur.

Glisemik indeks, bir gıdanın veya karbonhidratın kan şekerini yükseltme özelliğidir. Glisemik indeks, 0 ile 100 arasında değişir. Referans olarak glukozun değeri 100 kabul edilerek, diğer karbonhidratların kan şekerini yükseltme gücü veya etkisi sıralanır.

Glisemik indeksi yüksek gıdalar, kan şekerini çok hızlı yükseltir. Eğer glisemik indeks düşükse, o gıda kan şekerini yavaş ve daha az yükseltir. Protein ve yağlar için glisemik indeks söz konusu değildir.

Yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar kan şekerini çok arttırdığı gibi, insülin hormonunu da çok yükseltirler. Kan şekeri ayarlanması, insülin sayesinde olur.

Kandaki şekerin hücrelere girmesini, pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sağlar. Yüksek glisemik indekse sahip, yani kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratların fazla yenmesi, kanda insülin hormonunun hep yüksek olmasına, doygunluğun kısa süreli olmasına, acıkma ataklarına ve kilo almaya neden olur.

Yüksek glisemik indeksli beyaz undan yapılmış gıdalar, çikolata, şeker, şekerlemeler, patates ve pirinç yenildikten sonra, kısa sürede kanda şeker oranını yükseltir.

Kan şekerini düşürmek amacı ile insülin hormonu salgılanır. Kanda,  yüksek oranda insülin hormonu bulunması, erkeklik hormonlarının miktarını ve etkinliğini artırabilmektedir.

Ayrıca insülin, insülin benzeri büyüme faktörü insulin like growth factor (IGF-I) olarak adlandırılan bir maddenin oranını yükseltmektedir. IGF-I, kanda erkeklik hormon düzeylerinin artışına ve yağ kanalı hücre sayısının artışına neden olabilmektedir.

Ayrıca, hızla kan şekerinin ve takiben de insülin hormonunun yükselişinin, vücutta iltihapsal bir reaksiyona yol açtığı düşünülmektedir.  Saf karbonhidrat içeren gıdaların vücutta yaptığı bu değişikliklerin, sivilceye neden olabileceği savunulmaktadır.

En son yapılan bir araştırmada, bir gurup sivilceli 15-25 yaş erkek hastaya düşük glisemik indeksli diyeti başlanmıştır. Diğer bir gurup hastaya ise yüksek glisemik indeksli diyet başlanmıştır.

12 haftanın sonunda düşük glisemik indeksli diyet başlanan gurupta sivilce oranında anlamlı azalma tespit edilmiştir.

Polikistik overli hastalarda (PCOS), sivilce sıklıkla görülen bir durumdur. PCOS’da insülin direnci söz konusudur. Bu yüzden bu hastalarda kan şekeri ve insülin oranları yüksektir.

Diyet ve kan şekerini düşüren ilaçların kullanımı ile, polikistik overli hastalarda adet düzensizliği, tüylenme, sivilce gibi şikayetler gerileme göstermektedir.

Yıllar önce yapılan ve çikolatanın sivilceye yol açmadığı sonucu çıkarılan bilimsel bir çalışmanın, günümüzde eksikleri olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışma çok az hastada uygulanmıştır. Bir gurup hastaya çikolata, diğer guruba tatlı şekerlemelerden verilmiştir.

Hastaların yedikleri diğer gıdalar kontrol edilmemiştir. Çalışmanın sonucunda her iki gurup arasında sivilce oranında fark bulunamamış ve çikolatanın sivilce yapmadığına karar verilmiştir. Bu çalışmadan çıkarılan sonucun yetersiz olduğu açıkça ortadadır

Düşük glisemik indeksle beslenmek için:

• Sebze ve meyve daha fazla yenilmelidir.
• Tatlı yerine meyve tercih edilmelidir.
• Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği yenilmelidir.
• Kuru baklagiller daha çok tüketilmelidir.
• Düzenli fındık, badem, ceviz yenilmelidir.
• Balık, tavuk eti, yumurta ve yağsız kımızı et yenilmelidir.
• Yağsız süt ürünleri kullanılmalıdır.
• Alkol azaltılmalıdır.
• Uzak durulacak ve az tüketilecek gıdalar:
– 
Hazır meyve suları (yerine meyve yenilmelidir).
 – Hamur işleri, pasta, kek, kurabiyeler, pizza.
 – Beyaz ekmek
 – Yağda kızarmış, kavrulmuş veya sos ilave edilmiş yiyecekler
 – Tüm katı yağlı gıdalar ( kaymak, krema, mayonez, margarin)
 – İçeriği bilinmeyen hazır gıdalar
 – Cipsler, gofret dondurma
 – Tatlandırıcılar
 – Kahve kafein
 – Gazoz, kola

Vitamin A, vitamin E, vitamin B6, selenyum, krom ve çinkonun yüksek oranda besinlerle alınmasının, sivilceye faydalı olabileceği söylenmektedir.

Ayrıca doymuş yağdan zengin besinler (tereyağı, margarin, kızartmalar, kırmızı et, cipsler, kurabiyeler, krakerler, pastalar, kekler, poğaça) sivilceyi artırabilir. Doymuş yağlardan yapılan yiyeceklerin, vücutta iltihapsal etkiyi arttırdığı düşünülmektedir.

Sivilce de iltihapla seyreden bir hastalık olduğundan, iltihabı yatıştırıcı özelliği olan yağların kullanılması önerilmektedir. Omega-3 temel yağ asidi, vücuttaki iltihapsal reaksiyonları azaltabilmektedir.

Zeytinyağı, balık, somon, ceviz, keten tohumu, badem, fındık, semiz otu, soya fasulyesi, kuru fasulye, nohut, yeşil yapraklı sebzeler, bol miktarda omega-3 temel yağ asitlerini içerir. Ancak bu iddialar kesin olarak kanıtlanamamıştır.

Bütün bu bilgilerin ışığında, sivilce yiyeceklerden etkileniyor denebilir. Sivilcenin nedenini sadece gıdaya bağlamak için, günümüzde bilgilerimiz henüz yetersizdir.

Daha fazla araştırmalara ihtiyaç vardır. Genel olarak sağlıklı beslenmek, cildimizi de sağlıklı kılacaktır. Dengeli beslenmek, sivilce tedavisinde çok önemlidir.

Gıdalarla aldığımız yararlı maddeler, genel sağlığımıza da katkıda bulunarak cildimizi de sağlıklı kılar. Sağlıklı beslenme, cildi olumlu yönde etkiler.

Her sağlık probleminde olduğu gibi sivilce şikayeti olanların beslenmelerine dikkat etmeleri şarttır. Kötü yağlar ve şekerler yangısal reaksiyonları arttırır.

Katkı maddeli, kızartma, beyaz unlu, şekerli  gıdalarda uzak durun. Cildinizdeki yağlanmanın ve sivilce ataklarının azaldığını göreceksiniz. Kötü beslenme sivilce nedeni değildir ancak sivilceleri arttırır.

ileSivilce

Sivilceye Hangi İlaçler Neden Olur?

SİVİLCEYE HANGİ İLAÇLAR NEDEN OLUR?

SİVİLCE OLUŞUMUNA YOL AÇAN İLAÇLAR

Sivilce yapan başlıca ilaçlar şunlardır:

– Steroid hormonlar
(Haricen sürülen kortikosteroidler, sistemik kortikosteroidler, anabolik steroidler)

– Bazı progestinler
(Testeron)

– Antidepresanlar

– Lityum

– Aminoptine

– Antiepileptik ilaçlar
(Fenitoin, trimetadion, fenobarbital,)

– Azothioprine

– Disulfiram

– Halojenler
(Iyodür, bromür)

– Antitüberküloz ilaçlar
(Izoniazid (İNH))

– Tiroid ilaçları
(Thioürea, thiouracil)

– Vitaminler
(B12, B1, B 6, D2)

Sivilce şikayeti olan kişilerde ilaç kullanımı araştırılmalıdır. Yakın zamanda kullandığınız ve kullanmakta olduğunuz ilaçları mutlaka dermatoloğunuza mutlaka söyleyin.

ileSivilce

Erişkin Yaşta Sivilce Nedenleri?

SİVİLCELER ERİŞKİNLİKTE NİYE  OLUŞUR?

YETİŞKİNLİK VE SİVİLCELER

Sanılanın aksine, sivilce sadece ergenlik çağında görülen bir hastalık değildir. Sivilce erişkin kişilerde de sıklıkla görülebilmektedir.

Erişkin kadınların yaklaşık yarısından fazlasında, erkeklerin ise dörtte birinde sivilce şikayeti olmaktadır. Erişkin döneminde sivilce, kişilerde psikolojik, sosyal ve fiziksel sorunlar yaratmaktadır.

Son yıllarda sivilce şikayeti ile başvuran kadınların yaş ortalaması 20’li yaşlardan 30’lu yaşlara çıkmıştır. Bunun nedeni, sivilcede artış veya daha çok hekime başvurma olabilir.

Erişkin yaşlarda ve 30 yaşlarından sonra devam eden sivilce, önemlidir. Ciltteki kollajen kaybı nedeniyle, bu dönemde ortaya çıkan sivilceler daha çok iz bırakmaya meyillidirler.

Kadınlarda geç dönem sivilcesi, iki farklı tipte karşımıza çıkabilir:

1. İnatçı olarak devam eden sivilce: Ergenlik çağındaki sivilceler erişkinlik çağında da devam eder. Hastalarda sürekli sivilce vardır. Adet öncesinde, sivilcelerde artış görülür.

2. Geç olarak başlayan sivilce: Ergenlik çağında sivilcesi olan ve daha sonra iyileşmiş hastalarda veya daha önce sivilce problemi yaşamamış hastalarda da görülebilir.

Çene ve ağız etrafında, adet öncesi alevlenen kırmızı, iltihaplı sivilceler görülür.  Bazı hastalarda ise, birden bire başlayan yaygın sivilcelenme ortaya çıkabilir.

Erişkin sivilcesinde, derin, kırmızı, iltihaplı sivilceler daha çok görülür. Çene, ağız çevresinde yoğunlaşır ve iz bırakmaya meyillidir.

Erişkin dönem sivilcesini stres çoğaltmaktadır. Yoğun sigara içenlerde daha şiddetli sivilce oluştuğu saptanmıştır. Ayrıca yanlış kozmetik ürün kullanımı da sivilce oluşumunu arttırmaktadır.

Cilt bakım ürünleri, temizleyiciler, makyaj ürünlerinden fondöten, pudra ve güneşten koruyucular sivilce nedeni olabilirler. Yine hormon problemleri, erişkin dönem sivilcesine neden olabilir. Yapılan tüm araştırmalara rağmen bazen bir neden saptanmayabilir.

Bu durumda, ergenlik çağı sonrası sivilcesi (erişkin sivilcesi) tanısı konulur. Bu dönemdeki sivilce tedavileri, ergenlik çağına göre daha zordur. Tedaviye yanıt daha geç alınır ve daha ağır ilaçlar gerektirebilir.

Günümüzde sivilce genç kadınları çok etkilemektedir. Erkeklerde de ergenlik çağından sonra sivilce devamı görülmektedir. Ancak kadınlarda erişkinli çağı sivilce şikayeti çok yaygındır.

Buna günümüzün stresli yaşamı, kullanlan  makyaj malzemeleri ve hormon dengesizlikleri yol açmaktadır.

Erişkinlik çağı sivilceleri tedaviye geç ve güç yanıt verir. Ancak tekrar etme olasılığı ergenlik sivicelerine göre daha düşüktür.

ileSivilce

Sivilce Hangi Yaşlarda Görülür?

SİVİLCE HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLÜR?

Ergenlik ve sivilce:

En yaygın ve en şiddetli sivilceler ergenlik çağında görülür. Kızlarda 14-17 yaş, erkeklerde 16-19 yaş, sivilcenin en sık görüldüğü yaşlardır. Genellikle 20-25 yaşlara doğru sivilceler geçmeye başlar.

Ergenlik çağının başlaması ile birlikte erkeklik hormonları (testesteron ve dehidrotestesteron), hem kızlarda hem de erkeklerde salgılanmaya başlar. Bu hormonlar, yağ bezlerinden yağ salgılanmasını uyarır.

Bu olay, ergenlik çağında yağlı cilt ve sivilcenin yaygın olduğunu açıklamaktadır. Doğal olarak erkeklik hormonları erkeklerde daha fazla olduğu için, sivilce problemi erkeklerde daha yaygın olmaktadır

Ergenlik çağının başlangıç döneminde genellikle tedaviye çok çabuk yanıt alınır. Klasik antibiyotik ve haricen uygulanan ilaçlar hemen etkili olur. Ancak vücut gelişip hormonlar iyice arttıkça, tedaviye alınan yanıt yavaşlar ve daha yoğun tedaviler gerekebilir.

Erişkinlik dönemi sivilcesi:

Sivilce sadece ergenlik döneminde ortaya çıkan bir hastalık değildir. 25 yaşlarında kadınlarda %12 ve erkeklerde %5, 45 yaşlarında ise kadın ve erkeklerde yaklaşık %5 oranında sivilce görülmektedir.

Pek çok kadında, ergenlik çağı sonrasında, adet öncesi sivilceler olabilir.  Eğer doğum kontrol hapı kullanılmıyorsa, normal adet periyodunda östrojen orta dönemde pik yapar ve daha sonra adete yakın dönemde östrojen seviyesi düşer.

Yumurtlama döneminden sonra ise, yumurtalıklar progesteron salgılar. Bu hormon, yağ kanallarını uyarır. Fazla yağ salgılanması ise sivilce oluşumuna yol açar.

Hormonlar bazı hamilelerde, sivilce oluşumundan sorumludur. Gebelikte salgılanan hormonlar nedeniyle oluşan deride yağlanma artışı, sivilce oluşturur.

Bazı kadınlarda menapoz sonrası östrojen seviyesinin düşmesi ve testesteronun baskın hale gelmesi nedeniyle de sivilceler olabilir. Bu dönemde, sivilceler kader olarak kabul edilmemelidir. Dermatoloji uzmanı tarafından önerilecek tedavilerle, büyük oranda sivilcelenme yok edilebilir.

ileSivilce

Sivilce Çeşitleri Nelerdir?

SİVİLCE ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

AKNE FULMİNANS

Genellikle yetişme çağındaki erkeklerde görülür. Sırt ve göğüs bölgesinde ve yüzde birdenbire başlayan abse şeklinde sivilceler, eklem ağrısı, eklemde şişlik ve ateşlenme ile seyreder. Sivilceler kalçalar, kollar, boyun ve yüzde görülebilir.  Genellikle iz bırakır.

Tedavisinde isotretinoin, kortikosteroid ve antibiotikler kullanılır.

AKNE KONGLOBATA

15-40 yaş arasındaki kadınlarda yüz, sırt ve göğüs bölgesinde abse şeklinde, cerahatli sivilceler vardır. Hastaların çoğunda yüzde kızarma şikayeti mevcuttur. Eklem ağrısı ve ateş gibi sistemik bulgular tabloya eşlik etmez. Bu tür sivilceler iz bırakmaya meyillidir. Akne rozase’nin şiddetli bir şekli olduğu düşünülmektedir.

Tedavisinde isotretionin, kortikosteroid ve antibiotikler kullanılır.

BODY BUILDING (VÜCUT GELİŞTİRME) SİVİLCESİ

Kas kitlesini arttırmak amacı ile androjen hormonu kullanan sporcularda görülür. Şiddetli sivilceler, hatta “akne fulminans” bile görülebilir.

MEKANİK SİVİLCELENME

Genellikle giysilerin sürtünmesi nedeniyle gözeneklerin tahrişinden kaynaklanır. Örneğin spor yaparken sırt ve omuzda, sürekli saç bandı takanların alnında mekanik sivilceler oluşabilir.

Ayrıca müzisyenlerde, örneğin keman çalanlarda kemanın çene ve boyuna sürtünmesi sonucunda bu bölgede sivilceler olabilir. Aşırı sabunla yıkanma, cildi ovalama ve soyma yapılan ciltlerde mekanik sivilceler gelişebilir.

KOZMETİK SİVİLCE

Yağlı cilde uygun olmayan yağlı krem, fondoten ve pudra gibi ürünlerin kullanımından sonra görülür. Alın, yanak ve çenede çok sayıda siyah noktacık ortaya çıkar. Zamanla iltihaplı sivilceler ve izler de oluşabilir.

DETERJAN SİVİLCESİ

Hastalık derecesinde aşırı sabun ile yıkanmak, sivilceye yol açabilir. Pek çok temizleme ürünü ve şampuanların doymamış yağ asitleri içerdikleri ve bu ürünlerin komedona yol açtıkları gösterilmiştir. Cildi aşırı yıkayarak, sivilce oluşumunu azaltmak mümkün değildir. Deterjanlar, cildin yüzey yağını temizler, ancak yağ kanallarındaki yağları etkilemez.

Deterjan sivilcesi, cildini günde dört kereden fazla yıkayanlarda görülebilir.

POMAD SİVİLCESİ

Saçları kıvırcık olanların, saçları düzleştirme amacı ile yağlı saç ürünlerini kullanmaları sonucu oluşur. Alın bölgesinde çok sayıda siyah noktacık görülür. Zamanla yanaklara da sıçrayabilir.

YAĞ, KATRAN VE ZİFT SİVİLCESİ

Rafinerilerde, araba tamirhanelerinde ve yol yapımında çalışanlarda, mekanik yağlar, katran ve ziftin neden olduğu kronik komedon oluşumu mevcuttur. Bu meslek gruplarında, kimyasallarla direkt temas sonucunda veya kıyafetlere bulaşması nedeniyle sivilceler ortaya çıkar.

BEBEKLİK SİVİLCESİ (AKNE NEONATORUM)

Yeni doğanlarda %20 oranında görülür. Doğarken veya doğumdan hemen ortaya çıkar. Yanaklarda ve alında değişik tipte sivilceler mevcuttur. Annenin böbrek üstü bezlerinden salgılanan hormonlarının, bebeğe geçerek bebeği etkilemesi sonucu oluşur.

Genellikle 6. ayda kendiliğinden geriler. Tedavi şart değildir. Ancak bu durum, sonraki yaşlarda şiddetli düzeyde sivilce oluşumunun habercisi olabilir.

ÇOCUKLUK ÇAĞI SİVİLCESİ (AKNE İNFANTUM)

Bebeklerde 1 yaşından sonra başlar ve 5 yaşına kadar veya daha uzun sürebilir. Erkeklerde daha sık görülür. Yanaklarda değişik tipte ve şiddette sivilce görülebilir. Bebeklik sivilcesinin tersine, tedavisi gereklidir.

Çünkü iz bırakabilir. Yine bu tür bir durum, sonraki yaşlarda şiddetli sivilce gelişebileceğinin habercisi olabilir.

YOLMA SİVİLCESİ

Bazı genç kızlar ve kadınların, yüzdeki ufak bir sivilceyi bile sürekli olarak tırnak veya bir aletle tahriş etmeleri sonucunda oluşur. Sürekli koparma ve yolmaya bağlı olarak, ciltte kabuklanma ve daha sonra açık veya koyu lekeler gelişir.

Alın, yanak ve çenede sürekli izler mevcuttur. Aslında iz bırakmayacak bir sivilce, sürekli tahriş sonucu iz bırakacak hale gelir. Böyle bir durumda, sivilcelerin tedavisinin yanı sıra psikolojik bir yardım da gereklidir.

YAZ (GÜNEŞE BAĞLI) SİVİLCESİ

Bu tür sivilceler, yaz aylarında başlar ve sonbaharda geriler. Daha çok 25-40 yaş arası kadınlarda görülür. Yanaklar, boyun, omuzlar ve üst kolda ortaya çıkar. Kırmızı, sert, 3-4 mm. çapında sivilcelerdir.

KLOR AKNESİ

Klor aknesi, genellikle mesleki nedenlerle aromatik hidrokarbonlara maruz kalanlarda gelişir. Bu maddelerle temastan haftalar sonra, yanaklar, kulak arkası, çene, baş ve boyunda, koltuk altı ve testis derisinde, çok sayıda komedon, kistik papül ve nodüller oluşur.

Kollar ve gövde derisi de tutulabilir. Kistik sivilceler genellikle iz bırakırlar.

Elektrik malzemeleri, böcek ve mantarlara karşı kullanılan kimyasallar ve ahşap koruyucularında bulunan kimyasallar da, klor aknesine yol açabilirler.

Tedavisinde, hastaların bu tür kimyasallarla teması kesilmelidir. İlaç olarak da retinoidler ve antibiyotikler kullanılır.

Erkeklerde akne konglobata kadınlarda yolma sivilcesi ve kozmetik sivilce sık görülür. Yolma sivilcesi sivilceden çok iz problemi  yaratır. Hastalar yüzlerinde çıkan en ufak oluşumu bile sıkar ve yolarlar.

Zamanla yüzde kalıcı izler gelişir. Cilt kırmızı, kahverengi ve beyaz lekelerle doludur. Bu tür problemi olan sivilce hastaları tedaviye de düzenli gelmezler. İki –üç kere gelip sonra tedaviyi bırakırlar.

Bu tür problem varsa mutlaka psikiyatri ile ortak çalışmakta fayda vardır. Ayrıca hastaların tedaviye düzenli gelmeleri ve tırnaklarını kısa kesmeleri çok önemlidir.

ileSivilce

Sivilce Tipleri Nelerdir ?

SİVİLCE TİPLERİ NELERDİR?
SİVİLCE TİPLERİ
İltihaplı olmayanlar
Açık komedon (siyah noktacık)
Kapalı komedon (beyaz yağ butonları)
İltihapsız kist
İltihaplı olanlar
Papül  (kırmızı, kabarık şişlikler)
Püstül (içi cerahatli, kabarık şişlikler)
Nodül  (derin, kırmızı, ağrılı şişlikler)
Sivilce  sonrası kalan izler
Kabuklanma
Kırmızı lekeler
Kahverengi lekeler
Derin kalıcı izler (skar)
Herkeste sivilce tipleri farklıdır. Bazı kişilerde açık komedon, bazılarında kapalı komedon bazılarında ise iltihaplı sivilceler olabilir. Tek bir sivilce tipi görülebildiği gibi hepsi bir arada ortaya çıkabilir.
Ayrıca sivilcelerin yerleşim yeri farklılıklar gösterebilir. Bazısında alın bir başkasında yanaklarda veya çenede sivilceler olabilir. Tüm yüzde sivilce görülebilir. Bazende yüzde sivilce olmaz.
Sırtta veya omuzlarda olabilir. Herkesin sivilcesinin  tipi, yerleşimi, şiddeti farklılıklar gösterir. Aynı kişide zaman içinde  sivilcelerin yerleşim yeri, şiddeti ve tipi değişiklik gösterebilir.