Yazar arşivleri: Sivilce

ileSivilce

Yaşlılık Lekeleri Nasıl Giderilir? Tedavi Yöntemleri

Yaşlılık Lekeleri Nasıl Geçer

Yaşlılık lekeleri olarak bilinen kahverengi lekeler yaşam boyunca güneşe çok maruz kalan çoğunlukla el, yüz, boyun gibi bölgelerde görülmektedir. Açık tenli insanlarda genellikle daha sık rastlanmaktadır. Bu yaşlılık lekelerinin neden oluştuğunu ve nasıl tedavi edileceğine dair bilgileri bu yazıda edinebilirsiniz. Melanin adı verilen, cilde rengini veren pigmentler, melonositler olarak bilinen hücreler tarafından üretilirler.

Melanin yoğunlaşması yaşandığı için yaşla birlikte ellerde kahverengi lekeler oluşur. Ellerdeki bu kahverengi lekeler uzun süre ilaç kullanımında, hormonal dengesizliklerde, gebelik döneminde, karaciğer rahatsızlıklarında, stres ve genetik nedenlerle de ortaya çıkmaktadır. Bu lekelerden kozmetik yöntemlerle kurtulmak mümkün olabilmektedir. Microdermabrasion işlemi ve kimyasal peeling bu kozmetik yöntemlerdir. Microdermabrasion işlemi, cildin üst katmanı üzerine basınçla püskürtülen kristallerin cildin yenilenmesini sağlaması ile yapılır. Kimyasal peeling ise cildin üst tabakasının belirli kimyasallar ile soyularak alttan yeni ve lekesiz cildin çıkmasını sağlamak üzere yapılan bir uygulamadır. Dermatoloji kliniklerinde, kahverengi lekelerin tedavisi için kullanabileceğiniz diğer bir yöntem ise lazer uygulamasıdır. Lazer uygulaması ciltteki melanin seviyesine etki ederek lekeleri gidermektedir. Kahverengi lekeler deriden kabarık et beni şeklindeyse 1,2 seansta lazer veya buz tedavisi ile giderilebilir. Deriden kabarık olmayan leke şeklinde ise kimyasal peeling, buz tedavisi veya lazer tedavisiyle 1-4 seans arası, 1 ay aralıklarla tedavi edilebilir. Yapılan işlem sonrası 1 hafta süren renk değişikliği ve kabuklanma görülebilir. Ancak bu geçici bir durumdur.

Yaşlılık lekesi tedavisinde kullanılan lazer yöntemleri ise;

Intense Pulsed Lıght(IPL), KTP lazer, fraksiyonel lazer, CO2 lazer ve erbium lazerdir.
Ayrıca kahverengi lekelerden kurtulmak veya görünümlerini aza indirgemek için bazı kozmetik kremler kullanılabilir. Günlük hayatta el ve yüzünüzdeki lekelerin oluşumunu engellemek için yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanabilirsiniz. Yatmadan önce içinde C vitamini, yeşil çay özlü veya salisilik asit bulunan el kremi kullanmak da ellerdeki kahverengi lekelerin görünümünü azaltmaya yardımcı olacaktır.

Bir önceki konumuz olan Cildiye bilim yani dalı dermatoloji nedir adlı konumuzu ziyaret edebilirsiniz.

ileSivilce

Sivilcenin Psikolojik Etkileri

SİVİLCENİN PSİKOLOJİK ETKİLERİ

Sevgili gençler, lütfen bu bölümü ailenize de okutun. Sizleri çok seven ailelerinize, sivilcenin basit bir problem olmadığını gösterin. Sivilce, yüzde yaptığı yaralar ve ciltte hayat boyu kalabilen derin izler bırakması nedeniyle psikolojik olarak insanları etkilemektedir.

Oysa pek çok insan sivilceyi basit ve geçici ergenlik çağı hastalığı olarak görmektedir. Bu çok yanlış bir düşüncedir.

Sivilce, sosyal ve psikolojik etkiye sahip bir hastalıktır. Sivilcenin kişide yarattığı psikolojik tesir, sivilcenin şiddeti ile alakalı değildir. Çok hafif sivilce problemi olanlarda bile kendine güvensizlik gelişebilir.

Sivilcede en çok yüz bölgesi tutulur. Yüz görünümü kişinin ilk imajını etkiler. Bu yüzden sivilceler yoğun olmasa bile kişinin sosyal ve psikolojik fonksiyonlarını etkilemektedir.

Sivilcenin sosyal ve psikolojik etkileri en çok ergenlik çağında olur. Çünkü ergenlik çağı, kişiliğin gelişmekte olduğu bir dönemdir. Bu dönemde yaşıtları tarafından beğenilmek ve kabul görmek çok önemlidir. Fiziksel görünüm ve çekicilik, yaşıtları tarafından çok önemsenmektedir.

Sivilce ergenlik çağı dışında, özellikle genç kadınları yaygın olarak etkiler ve bu yaş gurubunda da psikolojik yan etkileri vardır. kadınlar 25-40 yaş arasında, annelik, cinsel yaşam, kariyer planları ve yaşlanmayla ilgili endişelere sahiptirler.

Sivilcelerin bu dönemde ortaya çıkması, kadınlara daha fazla stres yaratmaktadır.

Stres sivilceyi şiddetlendirmekle birlikte, sivilce de stres yaratabilmektedir. Sivilce egzema ve sedef hastalığından daha fazla psikososyal etkilere neden olmaktadır. Sivilceli hastalarda, sosyal ilişkide zorluklar,sosyal fobi, ağrı ve keyifsizlik gibi psikosomatik bulgular olabilir.

Yapılan çalışmalarda, sivilceli kişlerin daha sinirli oldukları saptanmıştır. Sivilceden dolayı kendine güvensizlik mevcuttur. Dış görünümün bozulması nedeniyle depresyon görülmüştir.

Depresyon, mutsuzluk ve sinirlik sivilcenin şiddetiyle orantılı olarak artmaktadır. Araştırmalarda, sivilceli kişilerde depresyon %18-44 ve intihara eğilim oranı %7.2 bulunmuştur.

Sivicenin kişisel tavır üzerindeki etkileri:

Sivilceli hastaların bir kısmı göz temasından kaçınır.

Bazı sivilceli hastalar, saçlarını uzatarak yüzlerini kapatmaya çalışırlar. Bazı genç kızlar ise sivilcelerin gözükmemesi için, sivilceleri arttırdığını bilmelerine rağmen, yoğun kapatıcı makyaj ürünleri kullanırlar.

Sırt ve göğsünde sivilcesi olanlar, spor aktivitelerine katılmaktan kaçınırlar. Kıyafet değiştirirken görünmek istemezler.

Sivilcenin sosyal etkileri:

Özellikle yüzünde sivilce olan hastalar, diğer yaşıtları tarafından acımasızca alaya alınabilirler.

Bazı hastalar, sivilceleri nedeniyle, yeni ilişkiler ve arkadaşlıklar kurmaya karşı isteksizlik duyabilirler. Ergenlik çağında kendine güven eksikliğinden dolayı insanlarla tanışıp arkadaş olmaktan kaçınırlar.

Oldukça utangaç görünebilirler. Bu nedenle, başka insanlar tarafından değişik ve itici bulunabilirler. Hatta bazılarında sosyal fobi gelişebilir.

Eğitim ve iş hayatındaki etkileri:

Bazı sivilceli hastalar okula gitmeye isteksizdirler. Bazıları ise okulu terkederek eğitimlerini ve gelecekteki iş yaşamlarını riske atarlar.

Sivilce, kariyer seçeneklerini azaltır. Dış görünüşe dayalı işleri tercih edemezler.

Sivilceli hastalar, iş başvurularında daha az başarılı olurlar. Ciltlerinin benekli görünümü nedeniyle kendine güvensizdirler. İşe alacak kişileri etkilemeyi başaramayabilirler.

Iş hayatında sivilceli kişilerin, sivilcesizlere göre daha az başarılı oldukları görülmüştür.

Sivilcenin duygusal yan etkileri

– Gerginlik
– Depresyon
– Mutsuzluk
– Kızgınlık
– Özgüven eksikliği

Sivilcede görülen psiko-sosyal problemler

– Spor yapmada, dışarı çıkmada ve arkadaş edinmede isteksizlik
– Derslerde başarısızlık
– Meslek edinme ve sürdürmede başarısızlık

Sivilceli hastalar ciddi hastalıklar olarak kabul gören astım, diyabet, sara, romatizma ve kronik ağrı kadar psikolojik ve sosyal problemlere yol açmaktadır. Sivilce yaşam kalitesinde belirgin bozulmaya neden olmaktadır. Sivilce nedeniyle yaşam kalitesindeki bozulma ne kadar fazlaysa gerginlik ve depresyon düzeyi de o kadar çok olmaktadır.

Sivilcenin psikolojik yan tesirleri sivilcelerin tedavi edilmesiyle geriler. Sivilce günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ancak burada en önemli nokta, sivilce izi tedavisi nin uzun süreli olduğunu ve takip etmek gerektiğini bilmektir.

Tıbbi tedaviler, doktor kontrolünde düzenli cilt bakımları ve doğru cilt ürününü kullanmak, sivilceden kurtulmanızı sağlar. Cildimiz doğal giysimizdir. Bu giysinin temiz ve bakımlı gözükmesi, hayatta her zaman bize avantajlar sağlar.

Sivilcenin cildimizde yarattığı tahribatın yanısıra, ruhumuzda da yaralar açtığını unutmayalım. Mutlaka sivilcelerimizin tedavisine gayret gösterelim.

ileSivilce

Sivilce Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

SİVİLCE TEDAVİSİ
Genel Bilgiler:

Akne yani sivilce, günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Öncelikle bir tedavinin en önemli hedeflerinden biri, iyileşmekte olan kist ve nodüllerin iz bırakmasını engellemektir.

İzler ortaya çıktıktan sonra, cildi pürüzsüz bir hale getirmek oldukça zordur. Ayrıca tedaviler, hastanın sivilceli olarak geçirdiği süreyi (bu 10 yıldan çok daha uzun olabilir) de kısaltmaktadır.

Dermatolog doktorunuz sizi muayene ettikten sonra sivilcenin tipini ve şiddetini tespit eder.

Buna göre bir tedavi yöntemi belirler. Sivilcenin tipi ve şiddetine uygun bir tedaviye başlanır. Duruma göre, ilerleyen aşamalarda tedavi yöntemleri değiştirilebilir.

Herhangi bir sivilce tedavisinde iyileşmeler, 2. ayda görülmeye başlar. İlk 1-1.5 ay, sivilce tedavisinde en zor dönemdir. Çünkü ilaçlara cilt başlangıçta olumsuz tepki verebilir. Sivilceler ilk dönemde alevlenebilir, cilt temizlenirken bir miktar sivilce artışı da olabilir.

Bilmeniz gereken, bunun geçici bir durum olduğudur. Yine de bu dönemde aşırı şikayetler olursa doktorunuza danışmalısınız. Çünkü ilaçların etkilerini ve yan etkilerini en iyi bilen kişi doktorunuzdur.

Cilt, 1.5-2 ayda tedaviye alışır ve iyileşmeler başlar. Tamamen düzelme, 4-8 ay arasında değişebilir.

Sivilce tedavisi uzun bir süreçtir. Tüm sivilce tedavileri, yeni sivilce oluşumunu engelleyerek etkili olur. Düzelmeler zaman alır. Eğer sivilceler 6-8 haftada iyileşmeye başlamadıysa tedavinin değiştirilmesi gerekir.

Dermatologlar tedavileri sivilcenin tipine ve şiddetine göre belirlerler. Bazen başka nedenlerle, örneğin makyaj, losyonlar veya alınan ilaçlardan dolayı, sivilceye benzer döküntüler olabilir.

Dermatoloğunuzla görüşürken kullandığınız ilaç ve ürünleri iyi belirtmeniz gerekir.

Dermatoloğunuz size, dışarıdan porların tıkanmasını engelleyen ve bakterileri azaltan A vitaminli veya benzoyl peroxidli krem, jel veya losyonlar önerebilir. Bu ürünler bazen kuruluk ve soyulma yaratabilir.

Sivilce tedavisi sırasında ortaya çıkan bu tür deri tahrişleri geçicidir. Deride kalıcı bir lekeye neden olmaz. Ancak deride kızarıklık, soyulmalar ve kaşıntı fazla olursa tedavi devam edilmez ve yarım kalabilir. Bu tür yan etkiler, nemlendirici kremler kullanılarak engellenebilir.

Deriye sürülerek kullanılan antibiotikler de vardır. Bunların kullanımı, hafif şiddetteki sivilceler içindir. Eğer geniş kırmızı ve derin sivilceleriniz varsa, bunların direkt olarak içine kortizon injekte edilerek hemen iyileşmesi sağlanabilir.

Dermatoloğunuz, siyah noktacıkları, beyaz yağ butonlarını ve iltihaplı keseciklerini özel aletlerle temizleyebilir. Ancak kendiniz bunlarla oynamamalısınız. Sivilceyi derinleştirerek daha fazla büyümesine ve iz bırakmasına neden olabilirsiniz.

Ağız yoluyla kullanılan antibiyiotikler orta dereceli ve şiddetli sivilcede kullanılırlar. Antibiotikler kıl folikülündeki bakterileri azaltırlar. Bu da, kızarıklıklar ve iltihaplanmalarda azalmaya yol açar.

Doğum kontrol hapları kadınlarda sivilceyi önemli derecede iyileştirdikleri bilinmektedir. Bu nedenle, tedavi maksadıyla da kullanılabilirler.

Mümkünse nemli ortamlarda, sauna, havalandırması olmayan mutfaklarda uzun süre bulunulmamalıdır.

Yağlı ürünler ve kozmetikler kullanılmamalıdır.

Sivilceyi alevlendirebileceği için, tahriş edici, ovalayıcı tarzda deri temizliğinden kaçınılmalıdır.

Sivilceler sıkılıp kopartılmamalıdır.

Sivilce tedavisi sırasında verilen ilaçları anlamak için içeriklerine bakabilirsiniz. Her ilacı bir faydası vardır. Ancak yeterli olup olmayacağını zaman gösterir. Tedaviler sivilcenin tipine, şiddetine göre yapılır. Önce basitten başlanır daha sonra cilt alıştıkça tedaviler ağırlaştırılabilir.

Tedavilerde 4-6 ay arasında iyileşmenin görülmesi gereklidir. İyileşme yoksa tedaviler gözden geçirilmeli veya yardımcı tedaviler eklenmelidir.

ileSivilce

Sivilce Maskeleri

Sivilce Maskeleri Özelikleri ve Tarifleri
Sivilce tedavisinde etkili olduğu söylenen pek çok yöntem ve formül duyarız. Gerçekten de, bu formüller iltihap baskılayıcı, mikrop kırıcı ve ölü derileri temizleme özellikleri ile, sivilceye bir miktar faydalı olabilir. Hafif bir yağlanma, ara sıra çıkan tek tük sivilce şikayetlerinde yardımcı olarak kullanılabilir. Bazen de daha şiddetli sivilcelerin tıbbi tedavilerine destek olabilirler. Bilinmesi gereken, bu formüllerin sadece destek tedaviler olduğudur. Sivilce, dermatologlar tarafından, tıbbi tedavilerle çözülmesi gereken bir cilt hastalığıdır. Bu tür formüller, sivilcenin gerçek tedavisi olamazlar. Ancak tıbbi tedavilere yardımcı olarak kullanılabilirler.

Ev formüllerinde kullanılan maddelerin faydaları:

Limon suyu kurutucu ve leke giderici özelliğe sahiptir.
Kekik ve lavanta suyu antimikrobik özelliktedir.
Gül suyu arındırıcıdır.
Papatya çayı iltihap dindiricidir.
Yeşil çay iltihap dindiricidir. Cildi yenileyen antioksidanlar içerir.
Yoğurt cildi yumuşatır ve pürüzsüzleştirir.
Kil gözenekleri arındırır.
Yulaf vitamin ve mineraller içerir. Öğütülmüş yulaf deriyi düzgünleştirir.
Bal deriyi nemlendirir. Antimikrobik etkisi vardır.
Gliserin yağlandırmadan nemlendirir.
Meyveler ve sebzeler cilde çok faydalı, cildi yenileyen antioksidanlar içerirler.
Elma ve üzüm sirkesi antimikrobik ve cildi yenileme özelliklerine sahiptir.
Sivilce tedavisinde kullanılan bitkisel yağlar:

Tea tree yağı
Lavanta yağı
Biberiye yağı
Bergamot yağı
Limon yağı
Kayısı çekirdeği yağı
Papatya yağı
Ocaliptus yağları antimikrobik etkilidirler.
Ev formüllerinin tonik, maske ve sivilce kurutucu örnekleri:

– Bir tutam adaçayı, ıhlamur, papatya, nane ve kekik kısa süre kaynatılır. Süzdükten sonra tonik olarak kullanılabilir.

– Iki fincan kaynar suda bir yeşil çay poşeti 10 dk. bekletilir. Içine yarım limon sıkılır. Soğutulduktan sonra tonik olarak kullanılabilir.

– 2 yemek kaşığı kekik tozu 1 litre suya konularak 10 dk. kaynatılır. Soğumaya bırakılır. Süzdükten sonra tonik olarak kullanılabilir.

– Elma veya üzüm sirkesi bire bir su ile karıştırılarak tonik olarak kullanılabilir.

– Bir sıkılmış limon bire üç su ile karıştırılarak tonik olarak kullanılabilir.

– Bir avuç kekik yaprağı ile 1 avuç biberiye 1 litre suya konularak 10 dk. kaynatılır. Soğumaya bırakılır. Süzdükten sonra tonik olarak kullanılabilir.

– Gülsuyu tonik olarak kullanılabilir.

– Bir tutam civanperçemi otu 2 su bardağı suda 5 dk. kaynatılır. 15 dk bekletilir. Tonik gibi kullanılabilir.

– Kırmızı turp rendelenir ve süzülür. Elma sirkesi ile karıştırılır. 3 gün bekletilir ve sivilcelere sürülür.

– Kuru soğan suyu sivilcelere sürülebilir.

– Bir su bardağı nar suyu yarım bardak elma sirkesi ile karıştırılır. Cilde kompres yapılır.

– Dört su bardağı suya iki çorba kaşığı çörek otu katılır ve 10 dk kaynatılır. Ince tülbentten geçirilerek süzülür. Cilde sürülür.

– Beş bardak suya 1 avuç ısırgan otu katılır. 15 dk. kaynatılır. Ince tülbentten geçirilerek süzülür. Cilde sürülür.

– Ayıklanıp yıkanmış maydanoz tahta havanda dövülür ve içine limon sıkılır. Yüzde 15-20 dk. bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Bir yumurta akı iyice beyazlaşıncaya kadar çırpılır. Bir kaşık limon suyu eklenir. Yüzde 10 dk. bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Bir yumurta akı, 1-2 damla zeytinyağı, 1 çimdik karbonat karıştırılır. Yüzde 15-20 dk. bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Ilık bal yüzde 10 dk. bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Yoğurdun sulanmış kısmı süzülür. Bu yoğurt suyu sivilceli bölgelere geceleri sürülebilir

– Patates soyulur, yıkanır ve iyice ezilir. Birkaç damla gliserin eklenip karıştırılır. Yüzde 15-20 dk. bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Yulaf unu ılık suyla karıştırılır. Macun kıvamına geldikten sonra yüze maske şeklinde sürülür. Yüzde 15-20 dk. bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Elma rendesi ile bal karıştırılır. Macun kıvamına geldikten sonra yüze maske şeklinde sürülür. Yüzde 15-20 dk. bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Bir küçük salata rendelenir. Bir kaç damla limon damlatılır. Karışımın suyu süzülür ve bu suyla cilt temizlenir. Kalan susuz salata kısmı maske olarak ciltte 10 dk bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Domates rendelenir. Suyu süzüldükten sonra maske olarak kullanılabilir.

– Portakal sıkıldıktan sonra susuz kısımları maske olarak kullanılabilir.

– Kil bir miktar gül suyu ile karıştırılır. Macun kıvamına getirilir. Yüzde 15-20 dk. bekletilir. Ilık suyla ciltten alınır.

– Lavanta yağı, çay ağacı yağı (tea tree oil), çuha çiçeği yağı (evening primrose oil) ve limon yağı geceleri sivilceli bölgelere sürülebilir.

– Aloe vera jeli sivilceli tahriş olmuş alanlara uygulanabilir.

– Kuru pakmayadan bir miktar kesilip süt ile maske kıvamına getirilir. Maske yüze sürülür. Kuruyuncaya kadar bekletilir. Pakmaya evde yapılmış yoğurt suyu veya bal ile de karıştırılabilir. Bir kaç damla limon ilave edilebilir

– Toz beyaz veya esmer şeker ıslak pamuğa dökülür ve cilt dairesel hareketlerle bastırmadan temizlenebilir.

– Tüm meyvelerin kabuklarının iç kısmı ve etli kısımları ( elma, kivi, armut, üzüm, mandalina, portakal, erik, karpuz) yüzde gezdirilebilir.

– Bir çorba kaşığı az yağlı yoğurt, bir tatlı kaşığı limon suyu ve bir damla biberiye esansiyel yağı karıştırılır. Cilde bir dakika parmak uçları ile masaj yapılır. Ilık suyla çıkarılır.

– 2 tatlı kaşığı yoğurt, bir çorba kaşığı ince kıyılmış salatalık, iki tatlı kaşığı kozmetik kil, iki damla lavanta esansiyel yağı, bir damla ardıç esansiyel yağı karıştırılır. Macun kıvamına getirilir. Temiz cilde sürülür. 15 dakika bekletilir. Ilık suya batırılmış tülbent ile temizlenir.

– Iki çorba kaşığı doğal bal, bir tatlı kaşığı kozmetik kil, iki damla lavanta esansiyel yağı karıştırılır. Macun kıvamına getirilir. Temiz cilde sürülür. 15 dakika bekletilir. Ilık su ile yıkanır.

– Iki damla tea tree (çay ağacı) esansiyel yağı ile yarım tatlı kaşığı kozmetik kil karıştırılır. Bir kaç damla su ilave edilerek macun kıvamına getirilir. Lekelerin üzerine sürülür. Bütün gece bekletilir.

– Bir çorba kaşığı yulaf robotta toz haline gelinceye kadar öğütülür. Yulaf, bir çorba kaşığı az yağlı yoğurt, bir tatlı kaşığı kozmetik kil, iki damla lavanta esansiyel yağı, bir damla okaliptus esansiyel yağı karıştırılır. Temiz cilde sürülür. 15 dakika bekletilir. Ilık suya batırılmış tülbent ile temizlenir.

– Tea tree (çay ağacı) ve lavanta esansiyel yağı eşit ölçüde karıştırılır. Sivilce lekelerine sürülür.

– Bir çay bardağı süt ile bir rendelenmiş salata karıştırılır. 2 saat bekletilir. Süzülür ve yüzde 20 dk. bekletilerek yıkanır.

– 3 su bardağı süt ile 20 gr marul 2 saat kaynatılır. Bu karışım geceleri yüze sürülür.

Ev formülleri uygulanırken dikkat edilmesi gereken durumlar:

– Doğal tonikler bir haftada tüketilmelidir. Serin ortamda veya buzdolabında saklanmalıdırlar.

– Yüze uygulana doğal ürünler gündüz dışarı çıkılacaksa kullanılmamalıdırlar. Besinlerin içindeki maddeler, ışık duyarlılığına sebep olarak lekelenme yapabilirler. Daha çok gece kullanılmaları uygundur.

– Doğal olsa da her maddenin allerji ve tahriş yapma riski vardır. Uygulama sırasında ve sonrasında kaşıntı, yanma ve batma hisleri oluyorsa, cilt bol su ile yıkanılmalı ve uygulanan madde ciltten uzaklaştırılmalıdır.

ileSivilce

Diğer Yöntemler

SİVİLCE CERRAHİSİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ

a- Komedon temizliği:

Sivilce tedavisinde sivilceleri, açık ve kapalı komedonları boşaltmak tedavide çok önemlidir. Bu işlem dermatolojik olarak yapılan bir cilt temizliğidir. Çoğu kez güzellik salonlarında yapılan cilt bakımı ile karıştırılır.

Komedon temizliğinde kapalı ve açık komedonların yanısıra kist, nodül ve püstül gibi iltihaplı sivilceler boşaltılabilir.

Komedonların özel aletlerle nazikçe çıkarılması, hastanın komedonlardan rahatça ve kısa sürede kurtulmasını sağlar. Ayrıca bu komedonların iltihaplı sivilcelere dönüşmesi engellenmiş olur.

Komedonların ağızları steril bir enjektör ucuyla açılır. Bu iş için özel yapılmış steril aletlerle, komedonun etrafına basılarak yağ butonun çıkması sağlanır.

Komedon temizliğinden sonra ilaç kullanılmazsa, komedonlar tekrar çıkabilir. Açık komedonlar 24-40 gün sonra, kapalı komedonlar 30-50 gün sonra tekrar ederler. Komedon temizliği, uygun vakalarda, dikkatli yapılması gereken bir işlemdir.

Komedon temizliği, komedonla seyreden sivilcede tedaviye mutlaka eklediğimiz bir yöntemdir. Retinoid gurubundan bir ilaçla tedaviye başlarız. 3 hafta sonra komedonların içindeki yağlar gevşer ve kolay temizlenebilir hale gelir. Bu süreden sonra komedon temizliği yapmaya başlanır.

2-3 haftada bir komedon temizliğine devam edilir. İlaçla tedavi esnasında komedonların temizlenmesi, hastalarda hızla düzelmeye neden olur. Sadece ilaç tedavisi ile komedonların yok olması aylar sürer. Ayrıca komedonlar sıklıkla iltihaplı sivilcelere dönüşerek iz kalma olasılığı artar.

İsotretinoin tedavisi sırasında da komedon temizliği özellikle yapılmalıdır. Çünkü bu ilaçla komedon oluşumu durur ama komedonların yok olması çok uzun sürer.

Ayrıca, isotretinoin ile tedavinin başlarında, büyük kapalı komedonları derin ve iltihaplı sivilcelere dönüştürerek sivilcelerin artmasına neden olur. Komedon temizliği bu tedavinin daha çabuk ve izsiz olmasını sağlamaktadır.

Dev kapalı komedonlardan (büyük yağ butonları) oluşan sivilcelerde en etkili tedavi yöntemi komedon temizliğidir.

Sürülerek veya ağızdan verilen destekleyici ilaçların yanısıra komedon temizliği yapılması hastaların daha çabuk  iyileşmesini sağlar.

Komedon temizliğini, bu konuda tecrübeli birisinin yapması çok önemlidir. Çünkü iyi temizlenemeyen komedonlar, hızla iltihaplı ve derin sivilceye dönüşürler.  Böylece hem sivilceler artar ve iz kalma olasılığı yükselir.

Komedon temizliği, komedonlu sivilcede çok faydalıdır. Tedavinin yarısını oluşturur. Bilinçli yapılan komedon temizliği iz bırakmaz. Tam tersi iz kalmasına mani olur.

Ayrıca isotretinoin tedavisi esnasında da komedon temizliği yapılabilir. Çünkü bu ilaç komedonlara çok geç etkiler. Ayrıca komedonları aktive ederek iltihaplı sivilce oluşumuna sebep olur. Bu da iz kalma olasığını arttırır.  Bu tedavi esnasında komedon varsa mekanik olarak temizlenmelidir.

Tedaviden sonra sivilce tekrarını engellemek için 2-4 ay aralıklarla komedon temizliği yapılmalıdır. Kendi haline bırakılan  yağlı ciltlerde sivilce tekrarı daha sık görülür.

b- Kistlerin boşaltılması:

Dikkatli bir şekilde ve steril koşullarda kist ve abseler boşaltılarak, bu lezyonların ilerlemeden çabucak iyileşmesi sağlanabilir.

c- Sivilce içine kortizon injeksiyonu:

Kist ve abse şeklindeki sivilce içlerine, çok küçük miktarda kortizon enjekte edilerek sivilcenin çabucak iyileşmesi sağlanır. Seyreltilmiş ve az miktarda kortizon injekte edilir.

Enjeksiyondan 2 gün sonra sivilce iyileşir. Bu yöntemden sonra bazen geçici olarak deride çökme meydana gelebilir. Dermatolog tarafından, uygun vakalarda yapılabilir.

Sivilce içine kortizon enjeksiyonu, severek ve sıklıkla uyguladığımız bir yöntemdir. Bu yöntemle büyük sivilcelerin hızla gerilemesi, hastanın moralini düzeltir. Ayrıca uzun süre ciltte duran sivilceler deride iz bırakır. Sivilce içine kortizon enjeksiyonu ile bu olasılık da giderilmiş olur.

ileSivilce

Sivilce Hakkında Yanlış Bilinenler!

SİVİLCE HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER

Sivilce dünyada en yaygın cilt hastalığı olduğundan, hemen herkes yaşamının belli bir döneminde sivilceden etkilenmektedir. Günümüzde, sivilce ve tedavisi hakkındaki önemli gelişmelere rağmen, halk arasında şaşırtıcı yanlış bilgiler dolaşmaktadır.

Aile bireyleri arasında, arkadaşlar arasında ve magazin dergilerinde bu yanlış bilgilere sürekli olarak yer verilmektedir.

Bu yanlış bilgiler, sivilceden muzdarip pek çok kişide yanlış uygulamalara yol açarak sivilcelerini daha da çoğalmasına neden olabilmektedir.

Sivilceyle ilgili en çok sorulan ve yanlış bilinenler şunlardır:

Sivilce pislikten kaynaklanır

Sivilcenin pek çok nedeni vardır, ama pislik bulardan biri değildir. Tam tersine, yüz ve vücudu aşırı yıkamak (günde 2-3 kereden fazla) sivilceyi azdırabilir. Aşırı ovalamak, yıkamak, fırçalamak cildi hem tahriş eder hem de sivilceyi arttırır.

Sivilce ergenlik dönemi hastalığıdır, büyüyünce geçer

Bu düşünce aslında zararlıdır. Birincisi, ergenlik döneminde sivilcenin tedavisi yerine beklenmesine yol açar. Ancak bu, hem sivilce izlerinin kalıcı olmasına hem de kişinin özgüveninin azalmasına yol açar.

İkincisi, ergenlikten sonra sivilce devam edebilir ve sivilce her yaşta görülebilir. Herkeste sivilcenin şiddeti ve şekli, başlama yaşı ve bitiş yaşı farklıdır. Tedavilerde bu farklılıklara göre düzenlenir.

Sivilce sadece kozmetik bir problemdir

Sivilce kişinin dış görünümünü etkiler. Sivilce kişinin genel sağlığını etkileyecek derecede ciddi bir hastalık değildir. Ancak, sivilce genellikle öz güveni azaltır hatta depresyona bile yol açabilir.

Ayrıca sivilceler geçse bile, deride kalıcı izlere ve duygusal anlamda kalıcı hasara neden olabilir. Bu yüzden sivilce ufak bir problem değildir ve mutlaka bir dermatolog tarafından tedavi edilmelidir.

Üzerine kurutucu sürmek, sivilceyi tedavi eder

Maalesef bu bilgi doğru değildir. Uzun yıllardır reçetesiz ürünlerin sivilceyi tedavi ettiği iddia edilmektedir. Bu tür ürünler, sivilcenin geçici olarak kurumasını sağlamakta ancak kökenini tedavi etmediğinden, şikayetler devam etmektedir.

Sivilce tedavisinde en doğru tedavi şekli, ilaçları, şikayetlerin görüldüğü cilt bölgesinin tümüne ve her gün uygulamaktır.

Makyaj sivilce nedenidir

Günümüzde pek çok makyaj malzemesi yaygın olarak kullanılmaktadır. Çoğu makyaj malzemesi sivilce yapmayacak şekilde üretilmektedir.

Yine de sivilceye eğilimli cilde sahip olanlarda, özellikle fondoten, pudra, ruj, parlatıcı, allık,  temizleme süt ve kremleri ve nemlendiriciler sivilce nedeni olabilir veya varolan sivilceyi arttırabilir.

Kozmetik ürün alırken, bunların non-komedojenik ve yağ içermeyen (oil-free) ürünler olmasına dikkat edilmelidir. Egzersiz yaparken ve güneş altında iken, makyaj yapılmamalıdır. Çünkü makyaj ter yoluyla cilt yüzeyine yayılarak, gözenekleri tıkayabilir.

Güneşlenmek sivilceyi kurutur

Az miktarda güneşlenmek başlangıçta sivilcenin görünümünü düzeltebilir. Güneşin kurutucu ve antibakteriyel etkisi ile sivilceler azalır ve hafif bronzluk, lekeleri daha az görünür kılar.

Ancak aşırı güneşlenmek veya solaryum, ölü deri oluşumunu arttırarak gözeneklerin tıkanmasına neden olur. Ayrıca sivilcelerden geriye kalan kahverengi lekelerin daha da koyulaşmasına neden olur. Çok güneşlenmek, deride ışık hasarı yaparak sivilce izlerinin kalıcı olmasına neden olabilir.

Güneşin deri kanser riskini arttırdığı da bilinmektedir. Bu yüzden güneş altında yağsız yani oil-free, en az 15 faktörlü ve UVA ve UVB’ ye etkili güneşten koruyucu kullanılmalıdır.

Ciltte tonik kullanılması ve cildi keselemek sivilceyi durdurur

Sivilce kirlilik nedeni ile meydana gelmediğinden, cildin aşırı yıkanması gerekli değildir. Cildi aşırı ovalamak veya keselemek veya partiküllü peeling yapmak, cildi tahriş ederek infeksiyon riskini ve sivilceleri arttırır.

Aynı şekilde alkol içeren tonikler de cilt için gerekli yağı uzaklaştırarak, ciltte kuruluk ve tahriş yapar. Sonuç olarak daha fazla yağ salgılanmasına neden olur. En iyi sonuçlar, alkol içermeyen tonikler ve hafif peeling ürünleri ile alınır.

Stres sivilce nedenidir

Stres fazlaca suçlanmış olsa da, bir yandan doğruluk payı da vardır. Stres sivilce nedeni değildir ancak sivilceyi alevlendiren bir etkendir. Stres esnasında vücut uyarılır ve fazla miktarda kortizol salgılanır.

Kortizolde yağ bezlerini daha fazla çalıştırır. Stres kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Evlilik hazırlığı veya uzun bir yolculuk bile stres yaratabilir.

ileSivilce

Cilt Temizliği

SİVİLCEDE CİLT TEMİZLİĞİ NASIL OLMALIDIR?
En yanlış inançlardan biri de, sivilcelerin pislik sonucu ortaya çıktıklarıdır. Oysa sivilceler, hormon sistemi ve cildin yapısı gibi kontrol edilemeyen pek çok faktörün bir araya gelmesi sonucu oluşur. Yine de kontrol edebileceğimiz bazı etkenler vardır. Bu basit temizlik kuralları şunlardır:
 – Sivilceye kirlilik yol açmadığı için, aşırı yıkanmanın, sivilce tedavisine faydası yoktur. Günde iki seferden fazla yıkanılmamalıdır.
Daha fazla yıkanmak cildin doğal yapısını bozar, cildi kurutur, sivilceye eğilimli bölgeleri tahriş eder. Ayrıca, aşırı yıkanmak ciltten yağ salgılanmasını arttırarak da yeni sivilce oluşumuna yol açabilir.
 – Cilt temizliğinde, cildi aşırı ovalamak ve keselemek doğru değildir.
 – Tonik kullanılmak istenirse, alkol oranı yüksek olan ürünler kullanılmamalıdır. Alkol cildi kurutur. Bu da yağ kanallarından daha fazla yağ salgılanmasına yol açarak, tahriş ve sivilceleri arttırır.
 – Yüz, fazla ellenmemelidir. Cilt yüzeyinde normalde P. acnes (sivilce oluşturan mikrop) zaten bulunur. Yağ kanalına girmediği müddetçe de zararsızdır. Yüzü çok fazla ellemek, eli sürekli çenede tutmak bu bakterinin yağ kanallarına girişini kolaylaştırabilir.
 – Sivilceler, elle veya herhangi bir aletle sıkılmamalı ve oynanmamalıdır. Bu tür hareketler, yine deri yüzeyindeki P. acnes’i derine iterek tahriş ve iltihabı arttırır. Ayrıca deride tahribat yaparak, kalıcı izlere neden olabilir.
 – Egzersiz sonrası hemen duş alınmalıdır. Egzersiz esnasında terleme, ısı artışı ve giysilerin tahrişi sonucu, bakterilerin yayılması için uygun ortam oluşur. Bu yüzden, mümkün olduğunca egzersizden hemen sonra duş alınmalıdır.
Sivilceli ciltlerde cilt temizliği, cildi ölü deri artıklarından, gün içinde çevreden gelen kirlerden ve fazla salgılanan yağdan arındırmalır. Temizlik  işlemi, nazikçe ve cildi tahriş etmeden yapılmalıdır.
Özellikle sivilce tedavisinde kullanılan ilaçlar cildi kurutup tahriş ettiği için, cildi temizleme esnasında nazik olunmalıdır. Kesin olarak, aşırı temizliğin sivilceyi alevlendirdiği bilinmektedir.
Sivilceli ciltler genellikle yağlı ciltlerdir. Sivilceli ve sivilceye eğilimli ciltlerde, normal kişilere oranla cilt yağı fazladır. Nodüler sivilce ve akne kongblata gibi şiddetli sivilce hastalıklarında, ciltteki yağlanma aşırı seviyede olabilir.
Sivilceli ve sivilceye eğilimli ciltlerde, yağlanmayı azaltmak ve yüzdeki parlamayı önlemek için, temizlik ve bakım yöntemleri etkili olabilir.
Sabunlar
Sabunlar kişisel temizlikte en sık kullanılan ürünlerdir. Sabun ile temizleyerek, gün içinde deriye yapışan ter, yağlanma, yüzey bakterileri ve tozlar yeterli derecede giderilir.
Sabun ile temizlik su kullanılarak yapılır. Su ile durulama yapılarak sabun ve kir artıkları uzaklaştırılır. Sabunlar alkalen yapıdadırlar. Derinin normalde 6.8 olan pH’sını yükselterek, cildi tahriş edebilir. Bozulan deri pH’sı yarım ile bir saat içinde normale döner.
Lanolin, gliserin veya tatlı badem yağı gibi maddeler, sabunun tahrişini azaltabilir. Sabunu daha çok aşırı yağlı ve kalın cilttlerde kullanılması önerilir.
Dermatolojik sabunlar ve yıkama jelleri.
Bu ürünler sabuna benzer, ancak sabun değildirler. Farklı kimyasal yapıları vardır. Cildi temizleyen değişik kimyasal yapıda deterjanlar içerirler. Bu maddeler derinin pH’sına yakın olduğu için, derinin pH’sını bozmaz.
Ayrıca bu ürünlere değişik yumuşatıcı ve nemlendiriciler eklenerek, kullanımında kolaylıklar sağlanmaktadır. Ancak bu ürünler sabunlara göre daha pahalıdırlar. Sabunların cildi kuruttuğu ve tahriş ettiği durumlarda tercih edilebilecek ürünlerdir.
Antibakteriyel sabunlar
Sivilce tedavisinde etkin olduğu söylenen pek çok antibakteriyel ürün vardır. Ancak bu ürünlerin içindeki etken maddeler, genellikle Gram–pozitif aerobik yüzey bakterilerine etkilidir. Ayrıca yağ kanalı içine giremez ve sivilceyi oluşturan P. acnes sayısını azaltmazlar.
Bu yüzden bu tür ürünler, sivilceye eğilimli ciltlerde başka nedenlerle olabilecek iltihapları engelleyebilir, ancak sivilceye etkili olmazlar. Bu ürünlerin aşırı kullanılmaları halinde, Gram-negatif bakterilerin neden olduğu iltihaplanma şeklinde yan etkiler görülebilir.
Bazı temizleme ürünlerinin içinde benzoyl peroxide bulunmaktadır (ülkemizde bulunmamaktadır). Bu madde, P. acnes için öldürücüdür. Yağ kanalının içine girerek etkili olabilmektedir. Benzoyl peroxide’li temizleyicileri durulanmadan önce, bu maddenin sivilceli bölgede 4-5 dakika bekletilmesi faydalı olur.
Glikolik asit, çinko ve salisilik asit gibi maddeler içeren temizleyiciler de sivilceli ciltlerde faydalı olabilir.
Temizleme sütleri
Temizleme sütleri ve kremleri, daha çok makyaj çıkarmak için kullanılan ürünlerdir.  İçlerinde düşük oranda makyaj çözücü yağ ve diğer maddeler bulunur. Temizleme sütleri cildin pH’sını bozmaz.
Temizleme sütü kullanıldıktan sonra, suyla durulanmalı veya tonikle temizlenmelidir. Bazı kişiler ise kağıt mendiller yardımıyla temizlemeyi tercih edebilirler.
Sivilceli ciltlerde, yağ içermeleri nedeniyle, temizleme amaçlı temizleme sütü ve kremleri tavsiye edilmez.
Sivilceli ciltlerde yüz temizliği yıkama jelleri ile yapılması tercih edilebilir.. Ancak sabun veya başka kalıp ürünler kullanılabilir. Zararı yoktur. Biraz daha ciltte kuruluk yapabilirler.
Temzileme ürünlerinin içinde sivilceye karşı maddelerin olması faydalıdır. Ancak bilinmesi gereken temizleme ürünleri sivilceyi tedavi etmez. Tedaviye yardımcı olurlar. Cildi kurutmayan ve yağlandırayan her türlü ürün cildinize uygun demektir.
ileSivilce

Sivilce ve Kozmetiğin İlişkisi

SİVİLCELİ DÖNEMDE MAKYAJ VE KOZMETİK MADDELERİ NASIL OLMALIDIR?
SİVİLCE OLUŞUMUNDA MAKYAJ VE KOZMETİK ÜRÜNLERİN ETKİSİ
Günümüzde, piyasada yaygın olarak bulunan çeşitli kozmetik ürünler, sivilce sorununa kısmen veya tamamen çözüm sunabilirler. Bazen de ürünlerin kendisi sivilce nedeni olabilir. Yani bu tür ürünler, hem sivilceyi başlatabilir hem de mevcut olan sivilce sorununu şiddetlendirebilir.
Kozmetik sivilcesi, genellikle yanak, alın ve çenede, kırmızı kabarıklık ve komedonlar şeklinde görülür. Yeni bir makyaj malzemesi veya bakım ürünü kullanmaya başladığınızda, bu tür yakınmalarınız olursa, kullandığınız malzemeyi bırakmanız gereklidir.
Kozmetik kullanımında dikkat edilmesi gereken başlıca kurallar şunlardır:
 – Yağlı ürünler kullanılmamalıdır. Pek çok kozmetik ürününün içinde var olan yağlar, sivilceyi şiddetlendirir. Özellikle kremler, losyonlar, fondoten ve güneşten koruyucu ürünler yağ içerebilir. Bu ürünleri alırken, “komedon yapmayan (non-comedogenic)” ve “yağsız (oil-free)” ibaresi olan ürünler tercih edilmelidir.
 – Parlak göz farları, allık ve pudralar, bir mineral olan mika içerir. Mika, yapısı nedeniyle gözenekleri tahriş edebilir ve tıkayabilir. Bu yüzden az parıltılı ürünler kullanılması uygundur. Bazı allıklarda kullanılan, kırmızı rengi veren boyalar sivilce yapabilir.
Allık kullanımı sonrası yanakta sivilce artışı gözlemliyorsanız, o ürünü kullanmamanız gereklidir. Yağlı ve sivilceli cilt sorunu olanlar, krem allık yerine toz allık kullanmalıdırlar. Çünkü krem allık, komedon oluşumuna yol açabilir.
 – Yoğun göz kremleri ve yağlı göz makyajını temizleyen malzemeler, göz çevresinde “milia” olarak adlandırılan yağ kistlerine neden olabilir. Ayrıca deride yayılarak alın, yanak ve şakakta sivilce yapabilirler.
 – Saç ürünleri,  koruyucu maddeler ve yağlar içerir. Bu yüzden sivilceye eğilimi olan cilde sahip olanlar saç ürünlerini dikkatle kullanmalıdırlar. Saç spreyi sıkarken yüz korunmalıdır.
Ayrıca yağ, köpük, jel ve pomatlar sürülürken saç çizgisi geçilmemelidir. Saç ürünleri, terleme yoluyla cilde yayılarak yeni sivilce yapabileceği için, egzersiz yaparken ve yatarken kullanılmamalıdır.
 – Egzersiz esnasında makyaj yapılmamalıdır. Sivilce yapmayan makyaj malzemesi ve kremler bile, terlendiği takdirde gözenekleri tıkayabilir. Egzersiz sonrası mutlaka yıkanılmalıdır. Terleme sivilce yapmaz diye bilinmesine rağmen, yine de sivilceye eğilimli olanlarda, gözenekleri tahriş ederek sivilce yol açabilir.
 – Dudak etrafında sivilceler yoğunsa, dudağa kullanılan parlatıcı veya rujlardan şüphelenmek gerekir. Zaten, yağlı baza sahip olan ruj ve parlatıcılar, pek çok komedojenik madde içerir. Ne kadar parlama özellikleri varsa, o oranda gözenekleri tıkama olasılığı yüksektir. O yüzden daha çok mat olanlar tercih edilmelidir.
Son olarak kozmetik ürünleri alırken dikkatli olun. Özellikle fondoten, pudra, nemlendirici ve güneşten koruyucu alırken, ürün ambalajının üzerinde “yağsız (oil-free)” ve “komedon yapmayan (non-comedogenic)” ibaresi olmasına dikkat edin.
Kozmetik ürünlerin içindeki komedon yaptığı bilinen maddeler:
 – Sodium lauryl sulfate
 – Isopropyl isostearate
 – Isopropyl myristate
 – Butyl stearate
 – Hexadecyl alcohol
 – Lauryl alcohol
 – Oleic acid
 – Lanolin
 – Cooa butter (kakao yağı)
Sivilce tedavisinde  kullanılan başlıca kozmetikler:
Kozmetikler Derideki Etki Mekanızması Hasta Seçimi
Salisilik Asit Deride Soyucu Etki,İltihap Baskılayıcı Etki Hassas Ciltlerde Komedolitik Etki
Glikolik Asit Deride Soyucu Etki Komedolitik Etki
Lactobionik Asit Nemlendirici, Deride Soyucu Etki Antioksidan Etki Nemlendirici Komedolitik Etki
Retnly Propionate A vitamini türü ilaçlara benzer zayıf etki, az tahriş Hassas Ciltlerde Komedolitik Etki
Retinol A vitamini türevi ilaçlara benzer zayıf etki
Komedolitik Etki
Niacinamide Hafif Soyucu Etki Yağlanmada Azalma Peeling Etkisi
Çinko İltihap Baskılayıcı Etki Ağızdan veya Tropikal Tedavi
Sivilcesi olanlar fondoten ve pudradan uzak durmalıdırlar. Sivilce şikayeti olanlar sosyal yaşamları gereği sivilceleri makyaj malzemeleri ile kapatma eğilimindedirler.
Ancak bu tür ürünler gözenekleri tıkar ve sivilceler daha fazla artar. Çok gerekmedikçe fondoten ve pudra kullanmayın. Çok gerekli ise yağsız olanları tercih edin.
Ancak yağsız denilen ürünlere bile çok güvenmeyin. Gözlemleyin, eğer siyah noktacık ve sivilceleriniz bu tür ürünleri kullandıktan sonra artıyor ise o ürünü bırakın.
ileSivilce

Sivilce ve Beslenmenin İlişkisi

SİVİLCE İLE BESLENMENİN İLİŞKİSİ VAR MIDIR?

SİVİLCE VE BESLENME

Yiyeceklerin sivilce oluşumuna yol açan olumsuz etkileri, ailemiz, arkadaşlarımız ve hatta doktorlarca da ifade edilmektedir. Oysa gıdaların sivilce üzerindeki etkileri tartışmalıdır.

Batı tipi beslenme özellikleri göstermeyen Eskimolar’da, ayrıca Okinawa, Peru gibi bazı ülkelerde sivilceye pek rastlanmaması, sivilcenin yiyeceklerle ilgili olabileceğini akla getirmektedir. Yine de, genetik faktörler de göz önünde tutulması gerektiğinden, bu konu araştırılması gereken bir durumdur.

Glisemik indeks, bir gıdanın veya karbonhidratın kan şekerini yükseltme özelliğidir. Glisemik indeks, 0 ile 100 arasında değişir. Referans olarak glukozun değeri 100 kabul edilerek, diğer karbonhidratların kan şekerini yükseltme gücü veya etkisi sıralanır.

Glisemik indeksi yüksek gıdalar, kan şekerini çok hızlı yükseltir. Eğer glisemik indeks düşükse, o gıda kan şekerini yavaş ve daha az yükseltir. Protein ve yağlar için glisemik indeks söz konusu değildir.

Yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar kan şekerini çok arttırdığı gibi, insülin hormonunu da çok yükseltirler. Kan şekeri ayarlanması, insülin sayesinde olur.

Kandaki şekerin hücrelere girmesini, pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sağlar. Yüksek glisemik indekse sahip, yani kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratların fazla yenmesi, kanda insülin hormonunun hep yüksek olmasına, doygunluğun kısa süreli olmasına, acıkma ataklarına ve kilo almaya neden olur.

Yüksek glisemik indeksli beyaz undan yapılmış gıdalar, çikolata, şeker, şekerlemeler, patates ve pirinç yenildikten sonra, kısa sürede kanda şeker oranını yükseltir.

Kan şekerini düşürmek amacı ile insülin hormonu salgılanır. Kanda,  yüksek oranda insülin hormonu bulunması, erkeklik hormonlarının miktarını ve etkinliğini artırabilmektedir.

Ayrıca insülin, insülin benzeri büyüme faktörü insulin like growth factor (IGF-I) olarak adlandırılan bir maddenin oranını yükseltmektedir. IGF-I, kanda erkeklik hormon düzeylerinin artışına ve yağ kanalı hücre sayısının artışına neden olabilmektedir.

Ayrıca, hızla kan şekerinin ve takiben de insülin hormonunun yükselişinin, vücutta iltihapsal bir reaksiyona yol açtığı düşünülmektedir.  Saf karbonhidrat içeren gıdaların vücutta yaptığı bu değişikliklerin, sivilceye neden olabileceği savunulmaktadır.

En son yapılan bir araştırmada, bir gurup sivilceli 15-25 yaş erkek hastaya düşük glisemik indeksli diyeti başlanmıştır. Diğer bir gurup hastaya ise yüksek glisemik indeksli diyet başlanmıştır.

12 haftanın sonunda düşük glisemik indeksli diyet başlanan gurupta sivilce oranında anlamlı azalma tespit edilmiştir.

Polikistik overli hastalarda (PCOS), sivilce sıklıkla görülen bir durumdur. PCOS’da insülin direnci söz konusudur. Bu yüzden bu hastalarda kan şekeri ve insülin oranları yüksektir.

Diyet ve kan şekerini düşüren ilaçların kullanımı ile, polikistik overli hastalarda adet düzensizliği, tüylenme, sivilce gibi şikayetler gerileme göstermektedir.

Yıllar önce yapılan ve çikolatanın sivilceye yol açmadığı sonucu çıkarılan bilimsel bir çalışmanın, günümüzde eksikleri olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışma çok az hastada uygulanmıştır. Bir gurup hastaya çikolata, diğer guruba tatlı şekerlemelerden verilmiştir.

Hastaların yedikleri diğer gıdalar kontrol edilmemiştir. Çalışmanın sonucunda her iki gurup arasında sivilce oranında fark bulunamamış ve çikolatanın sivilce yapmadığına karar verilmiştir. Bu çalışmadan çıkarılan sonucun yetersiz olduğu açıkça ortadadır

Düşük glisemik indeksle beslenmek için:

• Sebze ve meyve daha fazla yenilmelidir.
• Tatlı yerine meyve tercih edilmelidir.
• Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği yenilmelidir.
• Kuru baklagiller daha çok tüketilmelidir.
• Düzenli fındık, badem, ceviz yenilmelidir.
• Balık, tavuk eti, yumurta ve yağsız kımızı et yenilmelidir.
• Yağsız süt ürünleri kullanılmalıdır.
• Alkol azaltılmalıdır.
• Uzak durulacak ve az tüketilecek gıdalar:
– 
Hazır meyve suları (yerine meyve yenilmelidir).
 – Hamur işleri, pasta, kek, kurabiyeler, pizza.
 – Beyaz ekmek
 – Yağda kızarmış, kavrulmuş veya sos ilave edilmiş yiyecekler
 – Tüm katı yağlı gıdalar ( kaymak, krema, mayonez, margarin)
 – İçeriği bilinmeyen hazır gıdalar
 – Cipsler, gofret dondurma
 – Tatlandırıcılar
 – Kahve kafein
 – Gazoz, kola

Vitamin A, vitamin E, vitamin B6, selenyum, krom ve çinkonun yüksek oranda besinlerle alınmasının, sivilceye faydalı olabileceği söylenmektedir.

Ayrıca doymuş yağdan zengin besinler (tereyağı, margarin, kızartmalar, kırmızı et, cipsler, kurabiyeler, krakerler, pastalar, kekler, poğaça) sivilceyi artırabilir. Doymuş yağlardan yapılan yiyeceklerin, vücutta iltihapsal etkiyi arttırdığı düşünülmektedir.

Sivilce de iltihapla seyreden bir hastalık olduğundan, iltihabı yatıştırıcı özelliği olan yağların kullanılması önerilmektedir. Omega-3 temel yağ asidi, vücuttaki iltihapsal reaksiyonları azaltabilmektedir.

Zeytinyağı, balık, somon, ceviz, keten tohumu, badem, fındık, semiz otu, soya fasulyesi, kuru fasulye, nohut, yeşil yapraklı sebzeler, bol miktarda omega-3 temel yağ asitlerini içerir. Ancak bu iddialar kesin olarak kanıtlanamamıştır.

Bütün bu bilgilerin ışığında, sivilce yiyeceklerden etkileniyor denebilir. Sivilcenin nedenini sadece gıdaya bağlamak için, günümüzde bilgilerimiz henüz yetersizdir.

Daha fazla araştırmalara ihtiyaç vardır. Genel olarak sağlıklı beslenmek, cildimizi de sağlıklı kılacaktır. Dengeli beslenmek, sivilce tedavisinde çok önemlidir.

Gıdalarla aldığımız yararlı maddeler, genel sağlığımıza da katkıda bulunarak cildimizi de sağlıklı kılar. Sağlıklı beslenme, cildi olumlu yönde etkiler.

Her sağlık probleminde olduğu gibi sivilce şikayeti olanların beslenmelerine dikkat etmeleri şarttır. Kötü yağlar ve şekerler yangısal reaksiyonları arttırır.

Katkı maddeli, kızartma, beyaz unlu, şekerli  gıdalarda uzak durun. Cildinizdeki yağlanmanın ve sivilce ataklarının azaldığını göreceksiniz. Kötü beslenme sivilce nedeni değildir ancak sivilceleri arttırır.

ileSivilce

Sivilceye Hangi İlaçler Neden Olur?

SİVİLCEYE HANGİ İLAÇLAR NEDEN OLUR?

SİVİLCE OLUŞUMUNA YOL AÇAN İLAÇLAR

Sivilce yapan başlıca ilaçlar şunlardır:

– Steroid hormonlar
(Haricen sürülen kortikosteroidler, sistemik kortikosteroidler, anabolik steroidler)

– Bazı progestinler
(Testeron)

– Antidepresanlar

– Lityum

– Aminoptine

– Antiepileptik ilaçlar
(Fenitoin, trimetadion, fenobarbital,)

– Azothioprine

– Disulfiram

– Halojenler
(Iyodür, bromür)

– Antitüberküloz ilaçlar
(Izoniazid (İNH))

– Tiroid ilaçları
(Thioürea, thiouracil)

– Vitaminler
(B12, B1, B 6, D2)

Sivilce şikayeti olan kişilerde ilaç kullanımı araştırılmalıdır. Yakın zamanda kullandığınız ve kullanmakta olduğunuz ilaçları mutlaka dermatoloğunuza mutlaka söyleyin.